İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Gerçeklik

Gerçeğin dışına çıktığımızda algımızda bir yanılsama olur. Dünyayı ölümlü olduğumuz gerçeğiyle sevebilmek her zaman kolay değildir. Hepimiz bu yönteme belli bir ölçüde başvururuz.

Temelde gerçeği çarpıtma eğilimimiz tahammül edilemeyen durumlar karşısında oluşturduğumuz bir alternatiftir. Bazılarımız için bu hayalimizdeki mükemmel resmin bozulması, bazılarımız için arzu ettiğimiz başarıya ulaşamamız da olabilir. “Bozukluklar” algı dünyamızda düzeltilir. Böylece sanki öyleymiş gibi yaşamaya başlarız. 

Bu “sanki” alternatifi bize paralel bir dünya sunar. Gerçeklik, algımız kadardır. Neyi, nasıl algılıyorsak bizim gerçeğimiz de o olur. Ancak bu başka bir dünyanın mümkün olmadığı anlamına gelmez. Eğer tek bir dünya görüşü olduğuna inanmışsam, bu benim oluşturduğum alternatifin mutlak doğru olduğunu düşünmemden ve kendimi diğerlerinden üstün konumlandırmamdan kaynaklanır. 

Herkesin benim doğrumu kabul edeceğine dair inancım başkalarının özgün varoluşlarına yer açmadığımı, onlara kendileri olabilecekleri bir alan tanımadığımı ifade eder. Bundan bir adım daha ileri gidersek dünyayı kendi yarattığım bir düzen, benim bir parçam olarak algılarım. Bu da istediğim gibi gitmeyen, yani benim komutlarımın dinlenmediği her durumda öfkelenmem anlamına gelir. 

Dünya benim bir uzvumdur ve ruhsal gelişmişliğimin bu aşamasında, uzvumunun başına buyrukluğu karşısında öfkeye kapılırım. Bu hal beraberinde bir yalnızlık da getirir. Çoğu zaman kendi mükemmelliğinin büyüsüyle yaşamını haklılığı üzerine kuran kişi yalnızdır. Büyüsel düşünce, ulvi bir kaynaktan alınan güç veya idealize edilen bir liderin önderliği kişiyi yalnızlık duygusundan kurtararak yaşamına bir anlam katar. Aynı zamanda korunmanın, kendini güvende hissetmenin de tek alternatifidir. Ancak ruhsal olarak büyük bir yalnız içindedir ve ihtiyaç duyduğu ilişkisel zenginliği tatmin edecek bir kanal açmak konusunda hayli donanımsızdır. 

Yalnızlık hali, kişinin diğerlerinin enerjisinden beslenen ancak onlara olan üstünlüğünün ispatı ve devamlılığı sayesinde varlığını sürdürebilen bir insana dönüşmesine sebep olur. Kendi içine hapsolmuşluk meselenin derinleşmesinin de önünü açacak nüveyi de barındırır. 

#psikoloji #sosyalpsikoloji #toksiklider #narsisizm #omnipotans #disosiasyon #ruhsalgelişim #insan #ruh #alienist #algı #atıf #sosyoloji #psikoterapi #kavramlardaanlaşalım #kavramlardaanlasalim #karacaerdem #karaca.m.erdem @karaca.m.erdem

Yorumlar kapatıldı.