İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Uzaktan Çalışma

Uzaktan çalışma alışkanlığını pandemi öncesi iş dünyasında yaygın olarak kullanan ülkeler bu alanda fazla tecrübe sahibi oldu. Süreç içinde çeşitli zorluklarla karşılaştılar ve bu zorlukların üstesinden gelmek için alternatifler üretebildiler. En azından bu alanda yaptıkları çalışmalar belli bir farkındalık oluşturmayı ve muhtemel senaryolar karşısında tedbir almayı kolaylaştırdı. 

Uzaktan çalışma konusundaki zorluklar içinde ilk sayabileceğim motivasyon sorunudur. Remote ekipler kendilerini ortak bir hedefin paydası hissetmekte zorluk yaşarlar. Fiziksel birlikteliğin ortadan kalktığı bir durumda ekip ruhunu oluşturmak zorlaşır. Grup dinamiklerinde ve sistemik yaklaşımda sıkça bahsedilen bütün parçaların toplamından fazlasıdır mottosu bu koşullarda fiziksel zorluklara takılmıştır. Herkesin farklı bir mekandan katılım sağladığı toplantılar atfedilmiş bir gerçekliği birlikte oluşturabilmeyi zorlaştırır. 

İkinci konu freelancerların veya evden çalışanların, normal mesai saatleri içinde çalışan kişilere göre daha fazla çalışmasıdır. Yapılan araştırma ve istatistikler bu düzende çalışan kişilerin daha uzun saatlerini profesyonel sorumluluklarına ayırdıklarını ortaya koymuştur. Bu durum dolaylı olarak özel hayat ve profesyonel hayat dengesinin bozulmasına sebep olur. Sınırların karışması, son dönemde sosyal medyada sıkça karşılaştığımız üzeri iş görüşmesine uygun, altı pijamalı veya gecelikli videolar, görseller bu karışıklığı gözler önüne seriyor. Nilüfer Göle’nin Modern Mahrem kitabında eşofman örneği ile somutlaşan kamusal alanla özel alanın birbirine geçmesinin yaratacağı sorunların başında, her sınır karışıklığında olduğu gibi özel alanın erozyona uğraması yatar. Bu “rahatlığın” bedeli kişisel alanın korunamamasına (kendisi veya karşı taraf için) yol açar. Evde çalışanlar için pandemi döneminde verilen öğütler içinde iş saatlerinin belirli olması konusundaki vurgu da buradan gelir. Özel alanın korunamaması ve iş-profesyonel hayat dengesinin kurulamaması ya işten yatırımın çekilmesi ya da bir türlü dinlenemeyen insanların verimlerinin düşmesi ve motivasyonlarının kaybolmasıyla sonuçlanır. Sürece adapte olan ve kişisel disiplinini sağlayabilen kişiler içinse belirli mesai saatlerinin dışında ve daha fazla çalışma tehlikesi bulunuyor. Bu durum da dolaylı olarak bizi “dinlenemeyen” ve sonuçta verimi düşen veya özel alanını koruyamayan modern insan sorunuyla baş başa bırakıyor yine. Biri çok çalıştığı için diğeri işten uzaklaştığı için aynı yere varan iki durumdan bahsediyoruz. Bunun ikincisi fazla çalışmaktan ve kendini tüketmekten kaynaklanıyor. İlkiyse tamamlanmayan işlerin kendilerini sürekli hatırlatması ve farkında olmasak da zihnimizde bir yer işgal ederek enerji harcamamıza sebep olmasından. Zeigarnik etkisi olarak bilinen bu durum Kurt Lewin’in alan teorisi çalışmalarındaki bulgularını genişleten öğrencisi Rus psikolog Zeigarnik tarafından 1927 yılında ortaya konulmuştur. Bulguları Gestalt yaklaşımını da temelden etkileyen bu fenomen yarım kalmış, kesintiye uğramış görevlerin tamamlananlara göre çok daha fazla hatırlandıkları, zihni daha fazla meşgul ettikleri ve suyu yüzüne çıkmaya çalıştıklarıyla ilgilidir. 

Bu durumun tam tersinde de bahsetmek istiyorum. Kültürümüzde yeni bir işe başlarken veya bir hayalimizin gerçek olmasını isterken, bir dilek tuttuğumuzda “dileğin gerçekleşene kadar söyleme” denir. Hayallerin, zihnimizde arzu ettiğimiz, ulaşılabilir (bunu fanteziden ayırmak isterim) bir hedefin canlandırılmasının bunu gerçekleştirmenin ilk adımı olduğu düşünülüyor. iLk önce bir niyet, bu yönde ortaya konulmuş bir motivasyon olmadan herhangi bir şeyi gerçekleştirmek yönünde de bir adım atılamıyor. Aksiyon, bir planlamanın hayata sokulmasını, gerektiren aktiviteler söze döküldüğünde zihnimizin bu hayalin belli bir ölçüde gerçekleştirdiği yanılgısına kapıldığı anlaşılıyor. Gerçekleştirmek istediğimiz bir plan söze döküldüğünde kuvvetini yitiriyor, bizim onu gerçekleştirmek için sahip olduğumuz motivasyon azalıyor.

Evden çalışma ve sanal çalışma düzenlerinin önümüzdeki süreçte artacağını düşünerek hepimiz için özel hayat ve profesyonel hayatı, gerçekleştirilen görevlerle yarım kalan görevleri ve düşlerimizi gerçekleştirmek için motivasyonumuzu dengelemek önceliğimiz olsun.

Yorumlar kapatıldı.